Tüm kitaplar ücretsizdir, iyi okumalar dileriz.
6 The Download
0 Comment
13.12.2019 Upload date

Bizimkiler - 13. Kitap

Roman

FILE TYPE: pdf FILE SIZE: 6 MB

13. Kitapta 1300 ile 1375 yılları arasındaki 75 yıl anlatılmaktadır. Bu dönemde en önemli hadise bu kitaba ismini verici ve Fransızlarla İngilizler arasında yapılan Yüz Yıl Savaşıdır. Muharebeler Avrupa ana karasında yapılıyordu. Sebebi milli bilince doğru uzanan yolda Fransa ile İngiltere’nin birbirinden ayrılmasıydı. Savaşlar ve parasızlık Avrupa’da harp şirketlerinin büyüme zeminini hazırlıyordu.
Bu sırada Anadolu’nun batısında bir Türk beyliği, hızla büyüyor, Avrupa’ya geçiyor, Balkanlara sahip olmaya başlıyordu. Avrupa, Osmanlıların bu ilerlemesinden endişeye kapılmış, yılanın başını küçükken koparmak istiyordu.
Bu sırada Azerbaycan’da da değişik bir Türk devletinin temelini oluşturacak dini görüş, tekkede örgütleniyordu.
Doğu Roma İmparatorluğu ufala ufala Bizans kentine indirgenmişti. Ama gene de geniş prestiji vardı. Bizans Zelot başkaldırısını yaşadı. Eşitlikçi toplum görüşü burada da sonuç alamayacaktı.
Anadolu’da Rum Selçuklu hakimiyeti bitmiş, Moğol etkisi hafiflemiş, ortaya pek çok ufak Türk beyliği çıkmıştı. Kent bazında, kabile bazında erkekler vardı. Bunlar vassal olarak birbirine bağlanarak, adı adlandırılan beylikleri meydana getiriyorlardı. Yani ortada Bozkırdaki göçebe konfederasyonlarının, Anadolu yerleşmesine bir uygulaması vardı. Kitapta adı geçen ve adlandırılan her beylik aslında bir konfederasyondu. Kilikya’da ise Ermeni krallığı hala yaşamaya devam ediyordu.
Tam Cengiz İmparatorluğu bitti derken, Orta Asya ortaya yeni bir fatihi, Timur’u çıkarıyordu. Timur, nerede ise eski Moğol İmparatorluğu çapında bir devlet kurmak üzereydi. Asya’nın her yerinde bir yandan Türkler öne çıkıp, devletler kurarken diğer yandan Orta Asya İslamlaşıp, Türkleşiyordu.

Bu sırada Çin’de Moğolların işi de bitmişti. Çin iç savaşlarla sarsılıyor, ölenin haddi hesabı olmuyordu.

Tapınak Şövalyeleri işkence ile yoktur ediliyorlardı. Ama onlar da yer altına inmiş, yeni örgütlenmeler kurup, kendilerine yeni hakimiyet sahaları buluyorlardı.



Avrupa’da burjuvaların güçlenmesi ile meclisler kralların gündemine gelmeye başlamışlardı. Avrupa adalet sistemi de değişiyor, kralın mahkemeleri güç kazanıyorlardı. Bir yandan da hukuk töre çatışması yaşanıyordu. Zaman içinde, kazanan, yazılı olan yani Roma hukuku olacaktı.



Avrupa’da Papalık bölünmüştü. Bir ara papa sayısı üçe bile çıktı. Bu büyüme Katolikliği zayıflatıyordu. Bir yandan da Kilisenin sapkınlık saydığı pek çok dini akım ortaya çıkıyordu. Ama diğer yandan da bilimsel düşünce filizlenmeye başlamıştı. Matbaanın gelişmesini sağlayacak kabartma harfler de ortaya çıkmıştı.



İngiltere, İskoçya’yı kendi haline bırakmaya hiç niyetli değildi. İngiltere İskoçya savaşları sürüp gidiyor ve çok kan akıyordu. İskoçyalıların yaşam hakkı yoktu.



Avrupa’da Osmanlı hanedanı gibi filizlenen bir diğer hanedan da Habsburglardı.



Dünyanın her yerinde veba, işkenceler, savaşlar, açlık, hükümdarların vahşeti itibariyle kamu kırılıyordu. Eceliyle ölmek bile artık olası değildi. Yaşam anlatılamayacak kadar zor ve çekilmezdi. Hayat, sayıları bir avuç bile olmayan seçkinler için bir şey anlatım ediyordu. İnsanların hayatını kurtaramayan dinler de ruhların ebedi hayatını kurtarmak havucunu göstererek, bu dünyadan kendilerine hisse alıyorlardı.